|
|
TARİHÇE
12 İon kentinden birisi olan Milet’in Kutsal Kenti” “Tapkı Alanı”
olarak tarih sahnesine çıkan Didyma, Milet Kenti ile birlikte
İonlar’ın, Persler’in, Romalılar’ın, Menteşeoğulları Beyliği’nin ve
Osmanlı’nın egemenliği altına girmiştir. 14. yüzyıldaki büyük
depremde yıkılan mabetle birlikte uzun yıllar kabuğuna çekilen Didim
yerleşimi, Cumhuriyet öncesine değin varlığını küçük bir Rum Köyü
olarak sürdürmüştür. Yoran / Yeronda adlı bu köyün, kuzey doğusunda
“İslam Yoran” diye adlandırılan on-on iki hanelik bir de Türk
yerleşimi vardı. Kurtuluş Savaşı sonrasında 1922 yılında bölgede
yerleşim boşaltılmıştır. 1924 yılında mübadele kapsamında bu bölgeye
Yunanistan başta olmak üzere Balkan Ülkelerinden gelen mübadiller
iskan edilmiştir. 1955 yılında yörede yaşana deprem felaketi
sonrasında “Hisar” olarak adlandırılan Apollon Tapınağı çevresindeki
yerleşim 1961 yılında dağıtılan Afet Konutlarıyla birlikte 1 km
güneye Yenihisar adıyla taşınmıştır.
1967 yılına kadar köy olarak kimliğini sürdüren Yenihisar’a 1968
yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1980’li yıllarda başlayan
turizm hareketiyle birlikte hızla gelişmeye başlayan belde, 1991
yılında Yenihisar adıyla ilçe olmuştur. 1997 yılında Yenihisar ismi
Didim olarak değiştirilmiştir.
...
...
...
...
Didim' in girişinde, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici
bağımsız anıtı olarak kabul edilen Apollon Tapınağı yükselir.
Tapınağın anıtsal boyutları ve benzersiz planı kadar , çok iyi bir
durumda koruna gelmesi de hayranlık uyandırmaktadır. Yunan
dünyasında Apollon Tapınağı'nı boyutları bakımından önemli bir
farkla geride bırakacak herhangi bir tapınak yoktur. Hellenistlik
dönemde tasarlanan Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık
yapıtlarının Roma'lıların tekelinde olmadığını göstermektedir.
Didyma hiçbir zaman bir kent niteliği taşımamıştır. Tapınak ve onun
yönetiminde ki bilicilik , Miletos toprakları içerisindedir ve
rahibi de kentin önde gelen resmi görevlileri arasında yer almıştır.
Didyma adı Yunanca'dan değil, Anadolu dillerinden kaynaklanır.
Rastlantı olarak Yunanca " ikizler " anlamına gelen didymi sözcüğüne
benzemesi, Apollon ve ikiz kız kardeşi Artemis' le ilişkili olduğu
sanısını uyandırmaktadır. Apollon Tapınağı bir Bilicilik Merkezi
durumundadır. Milet ve çevre kentlerden gelen ziyaretçiler Panormos
Limanından ( Mavişehir yakınlarında ) karaya çıkarak, tapınağa bir
kutsal yol ile ulaştıkları bilinmektedir. “Kutsal Yol” un iki
tarafında heykeller sıralanmıştır. M.Ö. 6. yy tarihlenen bu
heykellerden birçoğu 1858 yılında Newton tarafından British Museum'
a gönderilmelerine kadar orijinal yerlerinde kalmışlardır. Çoğu
Arkalik döneme ait dik bir biçimde oturan figürleri betimler.
Bazıları yazıtlıdır. Kutsal yol heykelleri arasında bir aslan ile
bir sfenks heykeli de vardır. Bu heykellerin orijinalleri olmasa da
yerlerine kopyalarının bile konması bir önem taşımaktadır.
Apollon Tapınağı'nın planı çeşitli yönlerden sıra dışı, hatta
benzersizdir. İon düzeninde ki yapı "dekastylos dipteros " plan
gösterir, yani kısa yanlarda on sütun içeren iki sütun dizisiyle
çevrilmiştir. Ön avlu niteliğindeki pronaosta oniki sütun daha
vardır. Böylece toplam sütun sayısı 120 olmaktadır. Pronaosla kutsal
bölüm arasında içinde iki sütun bulunan bir ön oda vardır. Bu ön
odaya başka tapınaklarda rastlanmamaktadır. Ön odadan üç kapı naosa
inen basamaklara açılmaktadır. Naos : Kült heykelinin bulunduğu
kutsal alandır. Yapı dev boyutları yüzünden hiçbir zaman çatı ile
örtülememiştir. Pronaosun iki yanındaki eğimli birer dehliz,
pronaoso , naosa bağlar. Buda eşine rastlanmayan bir düzenlemedir.
Yunan tapınaklarında kült ( tapınma ) heykeli genelde naosun arka
duvarına yakın bir yerde konumlanır fakat Apollon tapınağının üstü
açık olması sebebiyle naosun ortasında , apollon heykeli için ion
düzeninde küçük bir tapınak( naiskos ) yapılmıştır. Bilicilik
pınarının yalnızca temelleri günümüze erişen naiskosun içindedir.
Tapınağın bir başka sıra dışı özelliği ise ön odanın iki yanında yer
alan ve naos duvarlarının üzerine ulaşan merdivenlerdir. Tapınak
zengin bir motif çeşidine sahiptir. Bu motifleri fotoğraf
galerimizde görebilirsiniz. Özellikle Medusa kabartması
benzerlerinden,çok,daha,güzeldir.
Apollon tapınağı bilicilik ( kehanet ) yönünden önemli başarılar
gösterir ve hızla üne ve zenginliğe kavuşur. Kehanetlerinden teki
İskender'in kazanacağı kehanet olmuştur. Bilicilik olarak rahipler
hiçbir zaman kesin cevaplar vermez hep yoruma açık yanıtlar
verirlerdi. Böylece olan her olay bir şekilde rahiplerin dediğine
geliyordu.Ayrıca çok uzaklardan ve çeşitli yerlerden gelen
misafirlerle sürekli olarak konuştukları için hemen hemen tüm siyasi
sırları biliyorlar ve özellikle siyasi kehanetlerinde bu bilgileri
çok işe yarıyordu. Didyma' da tek etkinlik bilicilik değildi. Dört
yılda bir yapılan Büyük Didyma Şenlikleri Roma İmparatorluğu
döneminde büyük rağbet görmüştür. Alışılagelmiş spor yarışmalarının
dışında hitabet, müzik ve tiyatro yarışmaları da düzenleniyordu.
Şenliğin bir bölümü Didyma'da bir bölümü de Miletos' da
düzenleniyordu. Belki garip ama yarışmaların çoğu Miletos'da ki
görkemli tiyatro yerine Apollon Tapınağı'nın bahçesinde yapılıyordu.
Didyma'daki stadion hala ayaktadır. Tapınağın güneyinde ve öylesine
yakınında yer almaktadır ki , tapınağın basamakları oturma yeri
olarak kullanılmıştır. Alt basamaklarda oturma yerlerinden her
birinin belirli bir kişiye ayrıldığını gösteren yazıtlar vardır.
Yaklaşık 200 ayrı ad okunabilmekte, kimisinin özenle kazındığı,
kimisinin de kabaca çiziktirildiği gözlenmektedir. İsimler en iyi
yer sayılan birinci sırada yoğunlaşmıştır. Hepsi de birey yada
topluluk statüsünde ki kişilere ait isimlerdir. Hiçbir devlet
görevlisine statüsü gereği yer ayrılmamıştır. Koşu yarışlarının
başlama yeri stadionun doğu ucunda olup bugün de görülebilmektedir.
Didyma Apollon tapınağının ilginç özelliklerinden biri yapının
çeşitli kesimlerinde duvarlara ve basamaklara kazılmış harflerdir.
Bunların işlevine ilişkin çeşitli varsayımlar ortaya konulmuştur.
Harfler üç değişik şekilde konmuştur. Özel isim kısaltmaları
oldukları varsayılır ve bu yoldan ele alınarak, tapınağın inşaatına
köle işçi veren kişilerin, parça başına ücret aldıkları için
yaptıkları parçalara belli olsun diye isim kazıdıklarıdır. Bunlar
toplanarak ödemeler yapılıyordu. Tapınağın son rütuş işleminde hepsi
silinecekti ama ne var ki tapınak hiç bir zaman tamamlanamadı.
|
|